Damarsal lezyon tedavisi derinin yüzeyinde görünen küçük damarları hedefler: yüzdeki kılcal genişlemeler, burun ve yanaklardaki kızarıklık, kiraz anjiyomlar ve bacaklardaki ince damarlar. Hemoglobin tarafından soğurulan bir dalga boyunda enerji verilir; hedef damar pıhtılaşırken çevresindeki deri korunur. Tedavi edilen damar sonraki haftalarda vücut tarafından temizlenir.
Neye iyi yanıt verir, neye vermez
Yüzdeki ince ve yüzeyel damarlar genellikle iyi yanıt verir. Bacaklardaki ince damarlar daha öngörülemezdir, kimi zaman skleroterapiye daha uygundur ve altta yatan venöz yetmezliğin görünür işareti olabilir. Yüzeyi tedavi etmeden önce bunun değerlendirilmesi gerekir, yoksa damarlar geri gelir. Yüzdeki yaygın ve kalıcı kızarıklık ise rozasenin bütünsel yönetimine girer; lazer burada tek başına yanıt değil, bir bileşendir.
Seanslar nasıl ilerler
Aralıklı birkaç seans olağandır. Seans sonrasında kızarıklık, hafif şişlik ve tedavi edilen damar hattı boyunca geçici mor bir renk değişimi sık görülür. Güneşten kaçınmak ve günlük güneş koruyucu kullanmak genel bir öneri değil, tedavinin parçasıdır. Koyu tende kalıcı pigment lekesi riski daha yüksektir; bu da deneyimli bir uygulayıcıyı ve önce küçük bir test alanını gerektirir.
Sorulacaklar
Hangi cihazın kullanıldığını ve neden sizin lezyonunuza ve cildinize uygun olduğunu, gerçekçi olarak kaç seans beklendiğini ve damarlar geri gelirse ne önerileceğini sorun. Damarsal lezyonlar, özellikle kolay kızaran ciltlerde zamanla yinelemeye eğilimlidir; bu nedenle makul beklenti kalıcı bir kür değil, dönemsel bakımdır. Bunu açıkça söyleyen bir klinik size dürüst davranıyordur.
Kızarıklığın bir bölümü seanslar arasında zaten kendiliğinden değişir; bu yüzden sonucu değerlendirmenin tek makul yolu aynı ışıkta ve aynı mesafeden çekilmiş standart fotoğraflardır. Tedaviye başlamadan önce yüzü kızartan tetikleyicilerin, sıcak içecekler, baharat, alkol ve ani ısı değişimlerinin gözden geçirilmesi de sonucun ne kadar kalıcı olacağını etkiler.